9 Ekim 2009 Cuma

Geç Kaldım


Sene başıydı. Uzun zamandır ilgi göstermediğim çocukluk kahramanlarımdan biriyle tekrar haşır neşir olmaya başladım. Michael Jackson kimdi, neler yapmıştı, albümleri neydi, ben hangi şarkılarıyla büyümüştüm derken heralde yaklaşık 15 senelik bir aradan sonra ikinci Michael Jackson dönemi başladı benim için.

Thriller ismini bile ilk kez hafızama kazıdım. "Beyaz olmak için iğne yaptırıyor" hurafesini inceledim. Billie Jean, Thriller ve Beat It ile çıktım yolculuğa. Tam "ya ne güzel ettim, özlemişim" derken abi nalları dikti. Olmadı Michael. Tam albümleri almaya başlayacağım sırada ölümüyle birlikte albüm satışları patladı, fiyatlar anında arttı, cd bulunamaz oldu, elli çeşit albüm versiyonu gezmeye başladı, müzik dükkanları nasıl geçirsem diye binbir afiş astı. Neyse artık ortalık biraz durulunca ben de arşivimi dizmeye başlarım.

Ölümünün ardından tüm kanallar sömürmeye başladı, hiçbirini de izlemedim. Ama Stockholm'de, izlerken gözleri dolduran muhteşem bir anma gerçekleştirilmiş. Biraz geç de olsa, görmeyenler görmüş olur en azından.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder