25 Kasım 2009 Çarşamba

Eric Clapton RAH


Hayatta herkesin amaçları vardır: Bir Eric Clapton konserine gitmek benim hayat amaçlarımdan biriydi ve gerçekleştirdim. 2006'da İngiltere'de yüksek lisans eğitimimi sürdürdüğüm sırada Clapton da 2005'te çıkardığı albümü Back Home'un turnesine yeni yeni başlamış ve turnenin Londra Royal Albert Hall ayağı gelip çatmıştı. Yaklaşık 16 yaşından beri Eric Clapton ve Royal Albert Hall konserlerini kaset, CD, DVD'den izlemiş/dinlemiş biri olarak bunu kaçıramazdım. Eric Clapton izleyeceksem, bunu bu adamı izlemek için en uygun yer olan Royal Albert Hall'da yapacaktım. Biletlerimizi aldık, RAH'un yolunu tuttuk. Vardığımızda gördüğümüz izleyici yaş ortalamasının epey altında oluşumuzdu, içeri girdik, pena, tur kitapçığı aldık. Tahmin edildiği gibi benim için sonrası 2 saatlik bir rüya gibiydi.

Önce eski dost, blues'un efendi adamı Robert Cray çıktı sahneye, sonra da dinamik bir grupla Eric Clapton. Pretending'in piyano intro'su ve ardından gelen gümbür gümbür bir başlangıç ile ışık oyunları da başladı. Şarkılar birbirini kovaladı. Sıra Cocaine'e, Layla'ya, Crossroads'a geldiğinde artık hayat amaçlarımdan birine erişmiş olmanın verdiği bir gurur vardı içimde.

O akşamın Clapton dışındaki mutluluğu ise Derek Trucks adlı muazzam bir slide gitarcısını keşfetmem oldu. Clapton'ın o dönemki grubunda ritm ve solo gitar çalan bu eleman, o gece özellikle sololarda inanılmaz alkış aldı. Ne konserdi ama...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder