15 Aralık 2009 Salı

Güzel Abiler


Arif Mardin, bence o "güzel abi" tanımlamasına uyanlardan biriydi. Hayatıyla, müziğe hayatını vermeye hazır tüm genç arkadaşlara örnek olabileceğini düşündüğüm bir idealizm öyküsünü yazmıştır.

Köklü ve düzgün bir aileden gelen Mardin, İstanbul Üniversitesi ve London School of Economics'te "dünyalığını" yaptıktan sonra Berklee'ye gitmiş, o dönem yeni evli olduğu eşiyle yeni bir ülkede, cesaret isteyen bir öğrencilik hayatına atılmıştır. 1960'ların başında Atlantic Records'a girmesiyle beraber birçok efsane ile çalışmış, kendisi de bizzat birçok efsaneyi yaratmış ya da onlara efsane olma yolunda büyük yardım etmiştir.

Bee Gees'e o ünlü falsetto vokallerini yapma fikri, Mardin'den gelmiştir. Norah Jones için yapılan gitar ağırlıklı bir albümü baştan düzenleyip piyano ağırlıklı yapmış ve Jones'un şimdiki başarısının temellerini atmıştır.

Bir dönem müzik okumak için yaptığım araştırmalarda kardeşi Betül Mardin'e attığım ve abisiyle kontak kurmak için durumumu anlattığım mail'a bizzat kendisi dönmüş, bana birçok fikir vermiş, ilgilenmek istese de o dönem çok hasta olduğunu belirtmiş ve bir süre sonra da bu dünyadan göçüp gitmişti. Bu yüzdendir ki ölümü de bende çok büyük bir üzüntü yaratmıştı.

Mardin, büyük adamdır. Tekrar etmem gerekirse, bu hayatta hayallerin peşinden gitmenin, cesaret edilemeyene cesaret etmenin, bence, anıtlarından biridir.

Bu yüzdendir ki genç müzisyenler, bu güzel abinin hayatını ve yaptıklarını incelemelidir.

1 yorum:

  1. Kendisinin şu sözü bence genç müzisyen adaylarına en güzel öğütlerden biridir:

    If you don't have the foundation you could be lucky one or two times, then the success will elude you.

    YanıtlaSil