19 Nisan 2010 Pazartesi

Fender Ama Nasıl?


Fender, çoğu gitar çalan insan gibi, benim de hayatımda büyük önemi olan bir isim. Yine çoğu gitar çalan insan gibi, ben de, Kıvılcım Müzik'lerin, SRV Müzik'lerin önünde kendi Fender'im için az yalanmamıştım. Bir de bu mendebur enstrümanların Kore'sini, Japon'unu, Meksika'sını alınca da doymuyorsunuz, illa ki Amerikanı olsun istiyorsunuz. Gitarist arkadaşlar beni iyi anlar.

Tabii yine de abartmamak lazım. Bugün bazı Meksika ve çoğu Japon Fender modeller, yeni Amerikan modellere göre çok daha iyi.

Örneğin geçen gün bir gitar dükkanında yepyeni, gıcır gıcır, sunburst ve maple klavye bir Amerikan Stratocaster denedim. Hayatlarının ilk Fender'ini alacak arkadaşlara önerim, bence Fender alacağım diyorsanız, ikinci el alın. Yeni Fender'lerin hiçbirinde, belki ağaç oturmaması, belki başka etkenlerden, bir 10 yıllık Fender'in güzel tonu ve oturaklı hali yok. Sanki o kadar para dökmenizi rağmen bir kalite yok gibi.

Buna tabii ki karşı çıkan "Bende yepyeni Fender var, muhteşem" diyen arkadaşlar olacaktır. Genelleme yapmış olmayayım ama 2004 sonrası Amerikan Standart serilerde denediğim hiçbir Fender, bana o kadar da güzel gelmedi.

Bu bakımdan, bence, ikinci el ve yeni bir Fender'e göre daha ucuza satın alınma potansiyeline sahip temiz bir Fender, eminim sizi daha çok mutlu edecektir. Özellikle 1993-98 arası modellere dikkat etmek gerek, hem uygun fiyatlı versiyonlarını bulabilirsiniz, hem de verdiğiniz paraya değecektir. (Gönül ister 60'lardan 70'lerden modelleri de alabilelim ama şu an yar saçların lüle lüle, Fender sana güle güle...)

1 yorum:

  1. İkinci el alırken perde metallerine ve perdelerdeki aşınmalara da dikkat tabiki. Ama ağacın oturması diye birşey illa ki var.

    YanıtlaSil