29 Nisan 2010 Perşembe

The Man Who Knew Too Much


Alfred Hitchcock severler bilirler, The Man Who Knew Too Much ustanın Vertigo, Rebecca, Rear Window ve Notorious gibi filmlerinin arka planında kalmış ama oldukça güzel ve Hitchcock standartı altına düşmeyen bir yapımıdır. 1934 ve 1956'da olmak üzere filmin 2 çevrimi bulunur. Gerçek Hitchcock hayranları, 1934 versiyonunu daha çok severler ama 1956 versiyonunun da gerek renkli hali, gerekse James Stewart ve Doris Day gibi döneminin ünlü ve sevilen oyuncularını içermesi açısından izlenmesi daha kolay bir havası vardır.

Film, Dr. Ben McKenna isimli Amerikalı doktor ve ailesinin Fas'a seyahetleri ile başlar. Burada aile, tanımadıkları Louis Bernard isimli bir adamla karşılaşır. Ertesi gün adam, bir kovalamaca sonrası bıçaklanır ve tesadüfen McKenna'ların olduğu pazar alanında Ben McKenna'yı bulur, kulağına birşeyler fısıldar ve ölür. McKenna'nın "çok şeyler bildiğini düşünen" arka plandaki insanlar da, McKenna'ların oğlu Hank'i kaçırır ve film Londra'da dönemin İngiliz başbakanının vurulmasına kadar gider.

Filmin en güzel sahnesi bence, Royal Albert Hall'daki klasik müzik konseri. Bu konser, başbakanın vurulacağı sahnedir ve başbakan çalınan kompozisyonda ziller birbirine vurduğunda vurulacaktır. Olaylar gelişir... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder